Dergah Sayı 1 (Mart 1990)

Güvercin Avlayan Martı (hikaye)

Güvercin Avlayan Martı
Martıyı nasıl bilirsiniz, diye sorulsa, sanırım büyük bir çoğunluk; beyaz, sevimli, saf, romantik, duruşu ve uçuşu, beyaz kanat vuruşu ile denizlerin süsü şeklinde cevap verecektir.
El-hak biz de öyledir diyoruz. Bu balıkla beslenen, estetik düşkünü deniz kuşunu biz de sever idik. Ne zamana kadar?
Efendim anlatayım.
Dergâh Yayınları’nın Cağaloğlu’ndaki yerinde benim çalışma odam bir terasa, büyükçe More >

Hoş Sada’nın Önsözü

Hoş Sada’nın Önsözü
Müzik sütunumuzu İbnül emin Mahmut Kemal İnal’ın ünlü Hoş Sada (1958) adlı eserinin sadeleştirilen “Önsöz”ü ile açıyoruz. Müzik dünyamız etrafında yapılacak tartışmalara, yazılacak yazılara bir çerçeve teşkil etmesi umudu ile…
Bilenler “yemekler cesedin gıdası olduğu gibi musiki (ğına) de ruhun gıdasıdır. Musiki anlayışa safiyet, zihne incelik, serte yumuşaklık, korkağa cesaret ve cimriye cömertlk verir” More >

Gazûb Bir Şairi Anarak…

Gazûb Bir Şairi Anarak…
Diliyle davası olan, davalı olan bir topluluğuz.
Bu, kendi diliyle güzel eserler ortaya koyma davası değildir.
Dili şöyle veya böyle tarif etme davasıdır; şu veya bu kalıba dökme davasıdır. Dil bu tariflere göre lügat sahibi olur, imlası ve kaideleri bu tariflere göre şekillenir.
Diliyle davası olan bir topluluğun elbette kültürüyle, tarihiyle kısacası, kendisiyle davası, meselesi, More >

Dil, Mecaz, Sembol

Dil, Mecaz, Sembol
Semantik’te deyim aktarması denilen mecaz, bir kelimeyi geçici olarak başka bir anlamda kullanmaktır. Benzetme ilgisiyle yapılan mecazlara istiare (métaphore), başka bir ilgiyle yapılanlara da mecaz-ı mürsel denir. Mecaz, aslında teşbihin kısaltılmış ve daha güçlendirilmiş şeklidir ve bütün dillerin tabiatında vardır. Mitosların, buna bağlı olarak antropomorfizm’in de mecazlardan kaynaklandığını biliyoruz. Bu dil hadisesi, kanun More >

Türk Edebiyatı Tarihi Yazmak…

Bir Türk Edebiyatı Tarihi Yazmak Mümkün müdür ?…
Prof. Dr. Ömer Faruk AKÜN
Öğretim üyesi, edebiyat tarihçisi (İstanbul 1926 – ). Kabataş Lisesi’ni bitirdikten sonra (1943), İ.U. Edebiyat Fakültesi’ne devam etti. Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu (1947). Bir süre çeşitli devlet dairelerinde çalıştıktan sonra mezun olduğu bölüme asistan olarak alındı. “Anadolu halk şiirinde tabiat motifleri” More >

Ahmet Muhip Dıranas’ın Şiirinde İlk Etkiler

Ahmet Muhip Dıranas’ın Şiirinde İlk Etkiler
Ahmet Muhip Dıranas’ın şiire doğuşu, Türk şiir sanatının bir kriz dönemine tesadüf eder: Genel kabullere karşı kuşkunun büyüdüğü, yeni arayışlara girişildiği, Haşim şiirinin farklı yorumlanışları ve “hece şiiri”nin şekil değilse bile muhteva değiştirmeğe başladığı yıllar.
“Vakit dar olsa gerek, / Hep içimde ürpererek/ Diyorum- / Vakit dar olsa gerek” veya “Bitti More >

Buddenbrook ve Cevdet Bey Ailelerinde Teşebbüs Ruhu

Buddenbrook ve Cevdet Bey Ailelerinde Teşebbüs Ruhu
I
Giriş yerine: Teşebbüs ruhunun serencamı
Girişimcilik, kâr peşinde koşma, hatta “hayatını kazanma!” … modern insanla yaşıt birer beşeri özellik. Piyasaların sistemli dünyasına yahut ‘kendi kurallarına göre işleyen’ piyasa mekanizmasına atıf yapılmadan hiçbirini anlamak mümkün değil. Piyasa toplumunun bireyleri, bu özelliklerin ezeli ve evrensel olduğunu vehmederler. Çünkü kendilerini böyle bir mekanizmaya More >

İntihar

İntihar
Mübalağa yorgunum bu ölüm bâzârında
gözlerimin akında cesedim ışıldıyor
acım dirhem etmezken ağır geldim hayata
münzevi bir gecede direnmek de hayli zor
O halde ne yapmalı – yalnızlık yasaklanmış
elim-kolum kelepçe her kapıda biri var
derken çözüldü büyü – kuşlar çığlık çığlığa
sesleniyorlar tekmil: bir bahardır intihar
Kırık cam paslı bıçak denendi bileğinde
alkole batmış kanım süzüldü usul usul
dönüp aynaya baktım gözlerimde bir şenlik
benden More >

Mürit (hikaye)

Mürit
Yola düştü mürit.
Sanırsın yeşil ekine yel düştü…
O gece alem-i manada efendisini görmüş idi. Hasretlik aradan çıkmış idi. Alnını ter basmış, sanki göğsünün orta yerine bir loğ taşı konmuş idi.
Ne ise ki Efendi mütebessim, “Ya ihvan” demişti,” “Akpınar’ın suyu yine öyle büngül büngül akmakta mıdır?”.
Derekap el bağlamış, boynunu bükmüş “Beli Sultanım” diye usulünce cevap vermiş idi. More >

İşportacının Şiiri’nden

İşportacının Şiiri’nden
Bir mushaf düşse denize
Mercan yosunlu medrese
Diz çöküp Yunus hafız
Aşir okur med olur.
Ve gül düşünce denize su kuşu olan bülbül
Yürek üstü yanılgıya dalıp deryadil olan
Avladığı balıklara su içirip yem veren
Deniz atlarına binen dalgın süvari benim
Su dibi cenklerinde kendini zıpkınlayan
Soyunan aya karşı gecenin sularına
Ay sarışın bir günah elması ısırılmış
Denize düşen bekar deniz kızına sarılmış
Susayıp sermayesini içen More >