![]() |
|
|||||||
| Esrarengiz - Sıradışı Olaylar Sıradışı Olaylar, Parapsikolojik, esrarengiz, sıradışı olaylar.. Reenkarnasyon anıları ve daha fazlası içerde. |
| Tags: degilmis, esrarengiz, korku, olum, olum son degilmis, parapsikoloji, siradisi, son |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
![]() Üyelik tarihi: Jan 2008
Nerden: Odam :)
Yaş: 17
Mesajlar: 1.040
Tecrübe Puanı: 10 ![]() |
ÖLÜM BİR SON DEĞİLMİŞ....
Tarih: 18.09.1992 Yer: Balıkesir Olayı Yaşayan: Deniz Aygün " 16 yıl önce yaşadığım bu deneyi yıllarca içimde sakladım. Şimdi biliyorum ki, bu müthiş sırrımı dünyanın çeşitli köşesindeki insanların bir bölümü de yaşamış. Bu da benim, ölümden sonraki hayatın var oluşu düşüncemi destekliyor... "
Deniz Aygün başından geçenleri anlatmaya bu sözlerle başlamıştı. İşte Deniz Aygün'ün yaşadığı inanılmaz deneyim... - Üçüncü çocuğumun doğumu için hastaneye yattığım o geceyi hiçbir zaman unutamadım. Bebeğin ters oluşu nedeniyle zor bir doğum olacağı söylendi. Verilen sancı iğneleri, çektiğim sıkıntıları dindirmiyordu. Var gücümle isyan ediyor acı içinde haykırarak ölmeyi istiyordum. Sanki dünya gözümden silinmişti. Beni öldürmeleri için doktorlara yalvarıyordum... Bir ara şişmeye başladığımı hissettim. Yükseliyordum.... Tıpkı deniz yatağımın üflenerek şişirilmesi gibi bir duyguydu. Şiştikçe tavana doğru yaklaşıyordum. Acılarım yok olmuştu. Kendimi tüy gibi hissediyordum. Havada asılı olduğumu hissettim. Yağa baktığımda doktorların ve hemşirelerin panik içinde koşuşturduklarını gördüm. Yatakta yatan bedenimden kanlar fışkırıyordu. Peki ama yatakta yana bensem, onu yukarıdan seyreden kimdi ? Aklım karıştı. Aşağıdaki bana ne yaptıklarını merak edip, yatağa yaklaştım. Kendime yer açabilmek için doktorları itmek istedim ama bunu başaramadım. Zaten doktorlar beni görmüyorlardı. Yataktaki benle uğraşıyorlardı. Bu sırada yatakta yatmakta olan bedenimin bacakları arasında minik iki ayak gördüm. Kanama ise çok şiddetliydi. Midem bulandı. Doktorlardan biri hızla odayı terk etti. Ben de onu izledim. Bir anda kendimi bekleme salonunda buldum. Doktor eşimden kan grubu kartımı istedi. Telaşlı olmamalarını, kan grubumu benim bildiğim söyledim... Ama beni duymuyorlardı.... Eşim telaşla cüzdanından çıkarttığı kartı doktora verdi. Doktor ameliyathaneye koşarken, hemşirelere kan grubumdan 2 ünite hemen getirilmesini söyledi. Eşim şok halindeydi. Elindeki cüzdan yere düşmüş içindekiler etrafa saçılmıştı. Kayınvalidem ağlayarak yere saçılan kartları ve paraları topluyordu. Onları öylece bırakıp, tekrar ameliyathaneye döndüm. Hareket tarzım öylesine hızlanmıştı ki, nereyi düşünsem anında orada olabiliyordum.... Yataktaki beni makinelere bağlamışlardı. Minik bebekle bir hemşire ilgileniyordu. Boğazına kordonlar bağlanmıştı. Rengi de morarmaya başlamıştı. Birçok doktor benim üzerimde gerçekten büyük çaba harcıyordu. Bir anda güzel bir melodi duydum. Artık hiçbir şey beni ilgilendirmiyordu. Hızla yükselmeye başladım, inanılmaz güzel bir rahatlama ve mutluluk duygusuydu. Yükselirken fosforlu ışıkları olan siluetler gördüm. Giysileri değil, tenleri ışıklıydı sanki.... Onlara yaklaşmak istememe rağmen bunda başarılı olamıyordum. Daha az ışıklı ama bana daha çok yaklaşabilen bir siluetin içinden 3 yıl önce kaybettiğimiz dayımın çıktığını gördüm. Demek dayım ölmemişti diye düşündüm. Öyleyse burası neresiydi ? Düşüncelerimin cevabını dayımdan aldım: - Geri dönmelisin Deniz.... Yapman gereken görevlerin var. Daha fazla yaklaşman yasak. Zamanı gelince yine seni bizler karşılayacağız.... Tüm benliğimde yankılanan bu ses kesin ve otoriterdi.... Daha sonra hızla aşağıya çekilmeye başladım... Bir hafta sonra hastaneden bebeğimle birlikte ayrılırken, niyetim, doktorlara beni kurtarmak için nasıl çaba sarf ettiklerini yukarıdan seyrettiğimi söylemekti. Bu çabalarından dolayı kendilerine teşekkür edecektim ama bana inanmayacaklarını biliyordum. Ama şu anda bir şeyi daha çok iyi biliyorum ki, ölümden sonra bizi yepyeni bir yaşam bekliyor.... |
|
|
|