
|
|||||||
| Esrarengiz - Sıradışı Olaylar Sıradışı Olaylar, Parapsikolojik, esrarengiz, sıradışı olaylar.. Reenkarnasyon anıları ve daha fazlası içerde. |
| Tags: berrin turkoglu, esrarengiz, firsat, korkmuyorum, melahat gazi, olum, olumu tanidim, olumu yasadim, parapsikoloji, siradisi |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
ARTIK ÖLÜMDEN HİÇ KORKMUYORUM.... ÇÜNKÜ ONU TANIMA FIRSATIM OLDU.... !
Tarih: 12.10.1992 Yer: Ankara Olayı Yaşayan: Melahat Gazi - Ben 16 yıldır sanki uzatmaları yaşıyorum. Neticede nereye gideceğimi çok iyi biliyorum. Ceyhan'ın Yumurtalık beldesinde yaz tatilimi geçiriyordum. Eşim o sabah kayıkla gezmemiz için balıkçı Ahmet'in kayığını kiralamıştı. Çocuklarım ve ben kıyıya indiğimizde eşim komşularımızın çocuklarının da isteğini kırmayarak, kayığa onları da aldı. Kayığın kalabalık oluşu ve çoğunluğun çocuk oluşu beni biraz ürkütmüştü. Ama yapılacak bir şey yoktu.... Herkes kayığa binmiş ve açılmaya başlamıştık. Ben sanki başımıza gelecekleri biliyor gibi çocuklara denizin üzerinde batmamak için neler yapılması gerektiğini anlatıyordum.... Büyük bir dalganın gelişi ve çocukların paniği, kayığın alabora olması için yetmişti. Son hatırladığım şey, bulduğum her çocuğu saçından tutarak denizden çıkarıp, kayığı düzelten eşime verip diğer çocukları aramamdı. Sonrası koyu bir karanlık.... Bu karanlığın hemen sonunda görebildiğim şey; kıyıdan bizi görüp gelen bir motorun, benim bedenimin denizden çıkarmasıydı. Bütün bu olanları nasıl olup da yukarıdan seyredebildiğimi bir türlü çözemiyordum. Bende başka ölen olup olmadığını araştırıyordum ki, kendimi " Ceyhan Hastanesinin" bir odasında buldum. Yine bedenimi seyrediyordum. Bedenimin yanına hızla bir makineyi getirdiler. Üstünde bir sürü ayar düğmesi vardı. Tekerlikli ve etrafı parmaklıkla çevrili bir makineden iki tane takoza benzeyen şeyleri göğsüme koyup, makineyi çalıştırdılar. O anda bedenim yattığı yerden iki karış havaya sıçradı. Bu birkaç kez tekrar etti... Çok sıkılmıştım. Odadan çıkmak istedim. Bir anda kendimi hastanenin koridorunda buldum. Kurtardığım çocuklara ayakta tedavi yapılıyordu. Bir kısmı kusuyor, bir kısmı ise yüzü koyun yatıyordu. Onlar sevinçle seyrettim. Çünkü onları ben kurtarmıştım. Tekrar yükselmeye başladım. Aslında yükselmek deyimi yanlış.... Uçmaya başladım dersem daha doğru olur. Bir süre sonra anlatılması imkânsız ışıklı düz bir ortamda buldum kendimi. Burada çok sayıda ışık dolu varlığın olduğunu gördüm. İletişim şeklinin telepatik ve algılamaların içime doğru adeta aktığını hissettim. Hayatımdaki birçok olayları arka arkaya görmeye başladım. Sanki kendi kendime bir hesaplaşmaydı bu.... Davranışlarımın, duygularımın hesabını veriyordum. Kırmış ya da üzmüş olduğum insanların hissettikleri acının benim içimde tekrarı gibi bir şeydi bu.... Yeryüzü hayatının geçici değerlerine, böylesine aşırı bağlı kalmanın, ne kadar yanlış olduğunu hissediyordum. Bunları düşünüp hissettikçe, iç benliğimin adeta yıkandığını ve arındığını fark ediyordum. Böylelikle çevremde gördüğüm diğer varlıklar gibi değişik bir ışıkla rengarenk aydınlandığımı görüyordum. Bu tarifi imkansız güzel ışığın içinde huzur veren bir güç, hep orada kalmak ve yeni bir şeyler öğrenmek istiyordum. Ancak bunun mümkün olmadığını yine o değişik iletişimle " aydınlık varlıklar " tarafından bana iletildi. Öğrenmemi istedikleri şeyin yüksek seviyeli duygular olduğunu hissettim. Hangi duygular diye düşündüğüm an ise şunları algılamaya başladım: Vicdan hükümleri geçerliydi bu ortamda. Sanki vicdanımız doğru hükümleri gösteren bir tür rehberdi. İyiliğin ve kötülüğün dönücü olduğunu anlamaya başlamıştım. ( Sebep-Sonuç yasasının spatyom da varlık tarafından algılanışı) Büyük, küçük, çirkin, güzel, zengin, fakir, dost, düşman, kâfir demeden herkese iyilik etmeye, hizmet etmeye, eşit davranmaya çalışmanın, buradaki kapının anahtarı olduğunu kavramıştım.... Zamanımın çok azaldığı ve artık geri dönmem gerektiğini hissetmeye başlamıştım. Daha doğrusu bu bana hissettirildi. O ışıklı varlıklar, benim geri dönmek istemediğimi biliyorlardı. Orada asla hiçbir şey için baskı yoktu. Bana eşimi ve çocuklarımı gösterdiler. Birbirlerine sarılmış ağlaşıyorlardı. Kararımı vermem istendi. Her kararımın kabul edileceği hissettirildi. Yapmam gereken şeyleri düşünüp, istemeyerek de olsa geri dönmeyi tercih ettim.... Aradan 10 yıl geçti.... Dönüş günüme kadar, rehberim olduğuna inandığım vicdanımın yardımıyla, doğru olduğunu bildiğim işler yapıyorum. Ve tüm insanlara ve canlılara hizmet etmeye çalışıyorum. |
|
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|





