![]() |
|
|||||||
| Esrarengiz - Sıradışı Olaylar Sıradışı Olaylar, Parapsikolojik, esrarengiz, sıradışı olaylar.. Reenkarnasyon anıları ve daha fazlası içerde. |
| Tags: 1996, ankara, berrin turkoglu, esrarengiz, gizemli, nesime cagri, onu seyreden ben, parapsikoloji, sedyede yatan ben, siradisi |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
![]() Üyelik tarihi: Jan 2008
Nerden: Odam :)
Yaş: 16
Mesajlar: 1.035
Tecrübe Puanı: 10 ![]() |
SEDYEDE YATAN BEN, ONU SEYREDENSE YİNE BEN ... !
Tarih: 10.10.1996 Yer: Ankara Olayı Yaşayan: Nesime Çağrı Nesime Çağrı ile ilk karşılaştığımızda, kendisini anlayacak bir tek kişi bile bulamamış olmanın sıkıntısını yaşıyordu....
- Beni dinleyecek bir kişiyi yıllarca arayıp durdum....Başımdan geçenleri kime anlatmaya kalkışsam, yüzlerine derhal o inanmayan ifadeyle karşılaşıyordum....Yaşadıklarımı anlayan tek bir kişiyle bile karşılaşmadım. Yaşadıklarımın ne olduğunu ben de bilmiyordum ama sıra dışı bir şeyler yaşadığımın farkındaydım.... Başımdan geçen bu olayın tıbbi bir açıklaması olmalıydı. Ben göksel bir vizyon yaşadım. Artık dünyaya farklı bir gözle bakabiliyordum. Daha açıkça söylemek gerekirse bu olaydan sonra daha iyi bir insan olmam gerektiğini biliyorum. Sanki o güne kadar hiç yaşamamışım, yalnızca nefes almıştım. Böle söylüyordu Nesime Hanım... Ve başladı, başından geçenleri teker teker anlatmaya; - Birlikte kaldığım ev arkadaşlarım beni banyoda bulduklarında, onları görebildiğimi fark ettim. Nasıl bir şey olmuştu da, ben yerde yatarken, üzerime eğilen arkadaşlarım yüzlerinden değil de, sırtlarından görebiliyordum. Beni giydirmek için dışarı çıkarttıklarını gördüğümde şofbenden zehirlenmiş olduğumu anladım. Arkadaşlarım bir taraftan pencereleri açıyor, bir taraftan da telefonla yardım istiyorlardı. Bu kadar panik yapmalarına şaşırmıştım. Ben kendimi çok hafif ve iyi hissediyordum.... Onlara seslenmeyi denedim. Ancak beni duymadılar. Beni fark etmiyorlardı bile... Onlara dokunduğumu zannediyordum ama dokunamıyordum. Hastaneye götürülüşüm ise tam bir komediydi... Öldüğümü zanneden arkadaşlarımın çırpınışı bana yapılan bir şaka gibi geliyordu.Ben onlara görebildiğime göre onların da beni görmesi gerekiyordu ama ne ilginçtir ki onlar beni görmüyorlardı... ! Bir şey dikkatimi çekti.... İstediğim anda, istediğim yerde olabiliyordum. Belki görünmeyen bir bedene sahiptim ama hareket şeklim düşünce hızıyla eşdeğerdi.... Nereyi düşünsem anında orada olabiliyordum. Örneğin; bedenimi hastaneye getirirlerken, onlardan çok daha önce oraya varmış ve onları beklemeye başlamıştım. Sedyede yatan ben, onu seyreden yine ben! Sanki iki ayrı ben vardı, inanılmaz bir şeydi bu.... Daha sonra Eskişehir'deki ailem aklıma geldi.. Onlar bir daha göremeyeceğimi düşündüm ve çok korktum. O an ölmüş olabileceğimi fark ettim. Ben ölü müydüm ? Panik içinde bedenimi aradım. Evet, aşağıda masanın hemen yanındaki yataktaydı. Doktorlar ve hemşireler benimle telaşlı bir şekilde uğraşıyorlardı. Ağzıma siyah, huni gibi bir şey takılmıştı.... Makinelere bağlı hortumlar vardı. Bir doktor, göğüs bölgeme garip iki aleti bastırıp, beni sıçratarak bir şeyler yapmaya çalışıyordu ! Canım hiç acımıyordu. Git gide daha da hafiflemeye başladığımı hissettim. Hızla garip bir ışığa doğru yükseliyordum... Gittikçe çevremdeki her şey değişmeye başladı. Çevremde gördüklerim çok değişikti. Renkler, ışıklar ve müzik.... Bunlarla dünyada hiç karşılaşmadığımı fark ettim. Hızlı bir çekilmeyle bir bölüme geldim. Bu nasıl bir bölümdü diye düşündüğüm an, buranın bir ana geçit olduğunu algıladım. Sanki inanılmaz bir ışık geçidiydi. İçeriden ve dışarıdan her yerden ve her şeyden gelen parlak, huzur verici bir ışık.... Burada bana 22 yıllık hayatım bir film şeridi gibi seyrettirildi. Kendimi bir anda korumasız ve çıplak hissettim. Çünkü bana, kendimi tanıtan o ışık enerjisinin içinden olumlu ve olumsuz yanlarım algılatılmıştı. İçime büyük bir huzur dolmaya başlamıştı. Ana geçitten geri dönüp, dünyada yerine getirmem gereken o insani değerler üzerinde eksiklerimi tamamladıktan sonra, o ana enerji geçidinden geçebileceğimi anlamıştım. Daha doğrusu bunlar bana telepatik olarak anlatılmıştı.. En güzeli de hiçbir eleştiri ya da yargılama kesinlikle yoktu. Kendimi öylesine canlanmış ve tazelenmiş hissediyordum ki... Geriye dönüşümün yaklaştığı, bana o mükemmel ışık ya da enerji sayesinde iletildi. Hayatımın bundan sonraki bölümünde, daima olumlu bir duygu taşımak ve olumlu düşünceler üretmemin, öte dünyada kabul görmem için şart olduğu hissettirildi. Daha sonra karanlık bir tünele doğru hızla çekilmeye başladım.... Yoğun bakımda uyandığımda, doktorların ve hemşirelerin bana daha fazla şefkat gösterdiklerini gördüm. Sebebini sorduğumda ise bana şu cümle söylendi: - Sen bize iki gün boyunca ölüp ölüp dirilerek mucizeler yaşattın.... Asıl mucizeyi Nesime Hanım yaşamıştı. ancak kimse bunu fark etmemişti bile.... ! |
|
|
|