![]() |
|
|||||||
| Esrarengiz - Sıradışı Olaylar Sıradışı Olaylar, Parapsikolojik, esrarengiz, sıradışı olaylar.. Reenkarnasyon anıları ve daha fazlası içerde. |
| Tags: 1995, aykut zafer, ayrinti, berrin turkoglu, esrarengiz, gizemli, ilk kez, izmir, parapsikoloji, saklamak, sir, siradisi, yillar |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
![]() Üyelik tarihi: Jan 2008
Nerden: Odam :)
Yaş: 17
Mesajlar: 1.040
Tecrübe Puanı: 10 ![]() |
YILLARDIR SAKLADIĞIM SIRRIMI İLK KEZ TÜM AYRINTILARIYLA SİZE ANLATIYORUM....ÇÜNKÜ; ARTIK BENİ ANLAYABİLECEK BİRİLERİNİN OLDUĞUNU BİLİYORUM...
Tarih: 18.10.1995 Yer: İzmir Olayı Yaşayan: Aykut Zafer - Olayı yaşadığımda on bir yaşındaydım.Aradan bu kadar zaman geçmesine rağmen yaşadığım olayın gerçek olduğuna bütün kalbimle inanıyorum....
Babam yüzbaşıydı. Şark hizmetini yapmak üzere Kars'a tayini çıkmıştı. Kars'a geldikten üç ay sonra çevreme ve arkadaşlarıma alışmaya başlamıştım, ilkokul beşinci sınıftaydım... Bir gün öğleden sonra arkadaşlarımla birlikte okulun arkasındaki sahaya top oynamaya gidiyorduk. Hava çok soğuktu; her taraf kar ve buz kaplıydı. Evlerin pencerelerinden sarkan buz şekillerine öylesine dalmıştım ki, arkadaşımın kullandığı kızağın arkasından düştüğümü ve yuvarlanarak kaymaya başladığımı fark ettiğimde her şey için çok geçti. En son hatırladığım şey, yokuşun sonundaki ağaca hızla çarpmam oldu..... Daha sonra gördüğüm şey ağacın altında sırt üstü yatan bedenimdi.... Bedenimi yukardan seyrediyordum... Başımın altındaki karlar kıpkırmızıydı. Sırt üstü yattığım için bedenimin arkasını göremiyordum. Gözlerim kapalıydı. Bedenimin yarım metre kadar üstünde asılı gibiydim. Sokaktaki bağrışmalara evlerden insanlar çıktı. bir kadın koşarak bedenimin yanına geldi, bedenimi yana çevirdi, işte o zaman ensemin biraz üstündeki yarayı görebildim. Kafam sanki ikiye ayrılmıştı ve kan fışkırıyordu. Beni yan çeviren kadın yaramın üstüne avuç avuç kar koyuyordu. O sıra atlı bir araba getirdiler. Herkes çok endişeliydi, ben ise onların bu haline çok şaşırıyordum. Çünkü kendimi çok iyi hissediyordum. Beni arabaya bindirip götürdüler. Babama haber verilmesi gerektiğini söyleyen arkadaşlarıma, babama söylememelerini benim çok iyi olduğumu söylüyor ama sesimi duyuramıyordum. Sanki görünmez olmuştum! Oysa ben onları görüyor ve duyabiliyordum. Babamı düşündüm, olayları ben söylemeliydim. Yaralandığımı benden duymalıydı, işte tam o sırada kendimin şehrin çıkışındaki askeri birliğin önünde buldum. Nasıl oluyordu da böyle hızlı hareket edebiliyordum ? Kapıda nöbet tutan askerlerin yanına gidip onlarla konuşmak istedim fakat yine başaramadım.... Biraz daha kapıda oyalandıktan sonra babamın bölüğüne geçtim. Geçtim mi, ışınlandım mı bilemiyorum. Çünkü duvarlara ve kapılara çarpmadan babamın yanında olabildim! Babam telaşla telefonda konuşuyordu. Telefonu kapattığında sürpriz yapmak için tam karşısında durdum. İki arkadaşıyla birlikte kapıya doğru koştular. Sanki benim içimden geçtiler ama ne ilginçtir ki, beni fark etmediler. Korkmaya başlamıştım.... Birden yukarıya doğru çekilmeye başladım. Hissettiğim ya da gördüğüm ilk şey, çok ışıklı bir borunun içinde hızla ilerleyişimdi. Borunun sonunda melek olduklarının düşündüğüm kişiler beni karşılardılar ama kanatları yoktu.... Hepsi ışıl ışıldı. Biraz ilerde birçok insan vardı. Onların yanına gitmek istedim. Melek zannettiğim ışıktan varlıklar beni durdular: " Oraya geçemezsin " dediler. Çok şükür beni duyan ve gören birilerini sonunda bulabilmiştim... Daha sonra niçin oraya geçemeyeceğimi sordum. " Onlar dünyada yaptıkları yanlış şeyleri seyrediyorlar. Zaten buraya gelmen için çok vaktin var. Yaşayarak elde ettiğin güzel bilgileri buraya getirdiğinde seni yine bizler karşılayacağız " dediler. Bu sözlerden hemen sonra aşağıya doğru inmeye ya da kaymaya başladım. O çok parlak ışıklı varlıklar tıpkı gökyüzündeki yıldızlar gibi uzaklaştıkça ufalıyorlardı.... Kendimi yine hastanede buldum.. Çok acı çekiyordum çünkü artık bedenimin içindeydim ve bana yapılanları hissedebiliyordum. Aradan sekiz gün geçti..... Ben hala hastanede bakımdaydım. Kazadan hemen sonra yaşadıklarımı anneme ve babama anlatmak istedim. Sözlerime başlar başlamaz anlattıklarımdan çok korktular. Ölümün de hiç de korkulacak bir şey olmadığını söylediğimde annem bana dualar okuyama başladı. Anlatacaklarımı yarıda kesmek zorunda kaldım. Doktor ise: " Çarpma nedeniyle beyinde bir arıza olabilir, garip davranışlarına şaşırmayın " dedi. Bu yüzden o güzel deneyimimi anlatamamıştım... Biliyorum ki ısrar etsem kazadan dolayı beynimde bir araz kaldığına karar verip beni olmadık tedavilere maruz bırakacaklardı. Korkumdan anlatmaya başladıklarımın devamını getiremedim. Bu güzel deneyimi yıllarca kendimde sakladım. Ama şimdilerde okuduğum bazı kitaplardan öğrendim ki, böyle bir deneyi yaşayanların sayısı bütün dünyada oldukça fazlaymış.... Artık inanıyorum ki, beden dışı yaşanılan bu deneyimlerin, yurdumuzda da tıbben bir açıklaması yapılacak ve ölüm ötesine bilimsel bir inandırıcılık getirilecektir. Sabırla bu gelişmeleri bekliyorum.... Bakalım sabırla bekleyenlere, bilimsel çevrelerden ne zaman bir açıklama getirilecek. Biz de merakla bekliyoruz..... |
|
|
|