Alt 02-02-2008, 11:30 PM   #1 (permalink)
 
mmmr07 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Nerden: AfriKâ xD
Mesajlar: 245
Tecrübe Puanı: 10
mmmr07 has a brilliant futuremmmr07 has a brilliant futuremmmr07 has a brilliant futuremmmr07 has a brilliant futuremmmr07 has a brilliant futuremmmr07 has a brilliant futuremmmr07 has a brilliant futuremmmr07 has a brilliant futuremmmr07 has a brilliant futuremmmr07 has a brilliant futuremmmr07 has a brilliant future
Standart Mirası Beyoğlu


Mirası Beyoğlu


Babam at hırsızına benzermiş. Sakalları gözlerinin altından başlarmış. Her nefes, her lokma sakkallarına yarar, her adımla biraz daha uzarlarmış. Annem babamın boş zamanlarında hep sakallarını kaşıdığını söylerdi. Ve ne gariptir ki annemin kaşları dahi yoktur. O tüysüz bir kuş gibi uçmaya özlemli... Bir gıdımcık olsun, ağdayı anımsatacak yapışkanlıkta zamazingo yoktur evimizde. Bense ne anneme çekmişim, ne de çok şükür babama... Annem okumam için bütün dünyayla savaşabilirdi; babamla savaştığı gibi... Ok`la Yay`ın kavgası, çekişmesi...
Ok Yay`a o kadar aşık oldu ki; hedefe giderken bile, hep ardına baktı.Yay`a... Baktı, ilerledi, baktı, ilerledi....Öylesine aşıktı ki artık ona, saplandığı insana aşkını düşünmeksizin akıttı, boşalttı. Durmadı hiç, canı çok acımıştı çünkü. Aşkını akıttığından da, saplandığı insanın canı çok yandı, kıvrandı, dolandı acıya. Acı artık, saplandığı insana aitti. Aşk... Yay ise bundan hep habersiz, her seferinde terk edilmekten mutsuz, sonunda yorgun düştü. Yaşlandı, beyazladı ruhu, kamburlaştı sırtı. Eğildi ama asla bükülmedi; eğildi ama hep gergin kaldı ipi. Hep...
Annem de hep ok attı hayata. İşte ne gelirse artık eline: emeğini, sıkmaktan dökülen dişlerini, sinirden pabuçlarını fırlattı hayata bir güzel. Şimdi mi? Şimdi, yorgun O da. Kamburu da var hani biraz. Doktor kemik erimesinin bu yaşlarda etkisini artırdığını söylüyor. Annemse şimdi kalsiyum haplarına aşık, e bi de ben varım tabi hayatında.
Bilgi, diploma, bilinç, sorumluluk, etiket, "-miş gibi" hayatımda her şey... Babamı bana asla kötülemedi annem, karalamadı. Yapamazdı da zaten o ekşi-tatlı çağla yeşili gözleriyle bunu. Babama karşı tek savunması: umursamaz görünmekti. Her şey ortadayken bile... Neden, nasıl, kiminle gittiğini de çok sonra, başka başka ağızlardan öğrendik. Zavallıcık babacık, sinsi olduğunu sanıp mafyaya "kuyruk" oldu, sonraları kendi kuyruğunu ısıracak yılan için... Para kadın getirdi, para kumar getirdi, kumar da borç... Ne sıkıcı bir sıralama di mi? Ama yaşamak hiç de öyle olmadı. Annem, babamın para kazanmak için gittiği masalını kulağıma fısıldarken, karı-kız peydah oldu, fütursuzca yamandı huzursuzluğu evimize. Söylentilerin kırıntılarıyla izini sürdüğümüz babam, sadece bir kez mektup attı bize. Annemse sekreterliğe başlamıştı bir şirkette. "Yaşıyorduk" diyebilirdim sadece... Babam borcunun, mezar çiçeği gibi her an tepesinde açabileceğini yazmıştı. Ama biz saygıdan her bayramda gidip suladık çiçekleri, kuruyanları değiştirdik, bir de üstüne dua okuduk. Ba- ba, ab-ba, ab-ab... Baba nasıl söylenir?
Annem, şirket sekreteri... Kamburu topaklaştıkça, şirketteki koltuğu genişledi, masası kulaç kulaç büyüdü, odası arşın arşın genişledi. Çayının demi, kahvesinin sütü, bir de kullandığı dolma kalemlerinin altın kaplaması arttı. Şirkete küçük bir hissedar, kamburuna küçük bir paydı edindiği. Annem bir Ok`tu artık, bense Yay... O bana baktı, ilerledi, baktı, ilerledi. Şirketin düz, soğuk kağıtlarına saplandı, oraya hayatını akıttı. Sonra mı? Sonra kamburundan beni göremez oldu. İşi hayatına amaçtı artık.
Eve gelmiştim ki, kapıcı bir mektup verdi: "Önemliymiş Ahmet`im, bana bile bırakmayacaklardı. Israr ettim, aldım senin için." Resmi evrak... Ya babam hakkındaysa?
Hayır, o koca zarfın hepsi de bana gönderilmişti. Zaten yorgundu ruhum kadar bedenim de. Heyecan da oyuna katılınca, bedenim mızıkçılık yaptı. Gözlerim karardı, ellerim de tir tir...Bana kalan koca bir bina, Beyoğlu`nda... Evrakta yazılanlara, manasızca bakakalmışım. Toprağı bol olsun, babannemden kalmıştı miras. "Ah!Ne de iyi kadındı.Cana yakın, tonton... Birbirimizi ne de çok severdik. Yanaklarını sıka sıka bitirememiştim ki daha babanneciğim, nerelere gittin böyle haber vermeden?" derdim, tabi eğer tanısaydım. Belki benden haberi bile yoktu, oğluna olan umarsızlığı da cabası...Annemin anlattığına göre, efsane babanne en son nikah töreninde görülmüştü, bir daha da izine dahi rastlanamadı. Ne entarisinin bir parçası çalılara takılı bulunabildi, ne de parfümünün bir fısfısı burunları ziyaret etti. Onu bunu bırak, uçuyordum havalara. Hemen binayı ziyaret edecektim. Planlar yapılmıştı, sabah ilk vazifemdi gidip binayla tanışmak, bir de varsa kiracılarla. Tamı tamına beş kat... "Dört katını kiraya versek, en üst katına da biz geçeriz ha anne? Beyoğlu, manzara...Doyulmaz tadına, camekanla bile çeviririz, anasını satayım." Anası çoktan satılmıştı.Çoktaan...
Boyalı badanalı, fena da görünmüyordu bina. Sabahın serin huzuru yokladı içimi, ürperdim. Yanaklarım gerilmişti sevinçten. Zili çalmak için uzandım ama bu koca binanın neden sadece bir zili vardı? "Ee, daha iyi işte, dört kiracı yerine bir tane, ne ala ne ala... Daha ballı olamam." Evet daha ballı olamazdım.
On beşinci denememden sonra içerde birkaç tıkırtı duyuldu. İçerde birileri vardı. Zili çalmaya ve beklemeye devam ettim. İncecik, saten geceliğiyle, gözlerinin mahmurluğu ve içkinin bunaltan kokusuyla açtı kadın kapıyı. Kızılından olacak saçları yanıyor sandım. Sağa sola baktı hiçbir şey demeden, "Gel aslanım!" dedi, çekti içeri beni.
-N`oldu, rüyanda görüp de dayanamadın mı yoksa? Sabah tarifesi ayrı çalışırız haa ona göre...
-Yanlış anladınız, ben...
-Sizi bizi bırak, heeey! Sen yoksa daha hiç? Hahahahha..

Ağzında evirip çevirdiği kelimeleri cakkıdı cakkıdı çiğniyordu. Vicudunu ise nimeti sayıp, ipotek etmişti belli... Sütünü erkeklerin bıyıklı dudakları arasına akıtmış, kaç geceler karaoğlan emzirmişti renksiz sütüyle. Hayatın vebasından nasıl uzak kalabilirdi ki bu insancıklar?

-Bakın...
-Bakınmayı kes, soyun hadi uğraşamam senle be! Zaten uykumun içine ettin sabah sabah. Normalde dükkan öğleden sonra açılır da, sevdim seni...
-Ben buraya bu bina hakkında konuşmak için geldim, tamam mı? Senden istediğim bir şey yok. Bu bina bana miras kalmış babannemden...
Kadın ağlamaya başladı, hıçkırıklar vicudunun kıvrımlarını titretiyor, benim de içimi hoplatıyordu. Sarıldı sonra bana, burnunu eline sildikten sonra.
-O bizim biricik mamamızdı. Beni korudu kolladı, el üstünde tuttu, sağ olsun. Hep yanımızda oldu. Korkma çocuğum Allah büyük!
Evet Öyle güzel bir pozisyondaydım ki, bu evin içinde, bu kadının yanında ve babannemin bir genel ev işleticisi olduğunu öğrendikten sonra O`nun büyüklüğünü görmemek imkansızdı sahiden de. Ne var ki kadıncağız canını (artık nereyeyse) dişine takıp çalışmış. Kocaman bir binam vardı beyoğlu`nda.
Alev saten, ona bu ismi takmıştım, beni bırakmadı; illa ki diğerleriyle de tanıştırmak istedi, kıramadım. Bu insanlar, "insan" dı. Ya babannem? Evladını unutan bir anne... İyi biri olabilir miydi hiç? Peki yaptıklarıyla babam hak etmiş olamaz mıydı bu terk edişi?
Ben çoktan unutmuştum aile sıcaklığını, kenetlenişi, paylaşımı, kalabalık kahvaltı masasında hep bir ağızdan konuşmayı, buharı tüten çay bardağını iki yandan saran üşümüş elleri... Onlar aileydi. "Bırak!" dedim kendime o an..."Bu insanları kendi huzuruna bırak, belki de kendilerini tek iyi hissettikleri şu sofrayı devirip yıkma! Her ne kadar bir genelev de olsa bu sofrada sevgiyi, hem de en has olanından görmüştüm ben. Sevgiye aç, seks ve fantezi objesi olmaktan yorgun düşmüş bu hastalıklı gözlerin son insancıl ateşlerini de ellerinden alamazdım. Ben babam olamazdım! Onun gibi...
__________________

O benim için baldı.. Hersey aslında eskide mi kaldı? Herkes oyle sandı.. Aslında herşey içimde saklı.. 16 senelik benlik.. Kalbim çalışmaz ki artık bitik..Yazdıgım sozler yaramaz oldu silindi artık okunmaz silik silik! ßu da gelir gecer sananlar.. Soyleyecklerim var.. O benim icin vazgecilmez bir yar.. Yeri gelir o da anlar.. Yagdı kalbime kar.. Herkes bana onu sorar.. En cok hatırlanmamak bana koyar! Yaslar gozlerden akmaya baslar.. Sarkar yanaklardan damlalar.. Timsah sanan var.. uCH-m uzulmeye baslar.. ßu lyriclere de artık hüzün sarar... ßen kacaar!!!
mmmr07 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Şu Anki Saat: 02:30 AM


Skin design and concept by Attitude

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0 ©2007, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328