Alt 01-22-2008, 02:49 PM   #1 (permalink)
 
intibaH - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Nerden: Odam :)
Yaş: 16
Mesajlar: 1.035
Tecrübe Puanı: 10
intibaH isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Standart Bir Tek Basina

Bir Tek Başına


Kırmızı mı, yoksa pembe mi karar veremediği çoraplarıyla sokak boyunca koştu. Arnavut kaldırımın kuru, karamel kokusunda, yanındaki hatunun tutkusunda koştu. Ayakkabılarını eline alıp, kızı tutup çekiştirip, deli divane koştu. Sigaranın yaraladığı ciğerlerin elverdiği kadar... Ayaklarında çorapla ezdiler yolları, sonra durdular. Göz göze gelip sımsıkı sarıldılar ve öpüşmeye başladılar. İkisi de gecenin savurduğu ayazdan üşüyüp pabuçlarını giydi. Tek bildikleri, kollarını açabildikleri kadar özgür oluşlarıydı.

Eve yaklaştıkça çocuğun endişesi arttı, içindeki alkolün etkisi azaldı. Uzun merdivenlerin ardından eve girdiler. Kız kıkır kıkır gülerken, çocuk da kızın pürüzsüz gözbebeklerine ve bağcığı hünerle çözen ince, uzun parmaklarına baktı. Kız içeri girip, ceketi çıkardı. Çıkarırken de kendisini izleyen çocuğun yanağına masum bir öpücük kondurdu. Bu öpücük bir, bilemedin iki saat sonra yaşanacak tutkunun habercisiydi. Şimdi boyundan bağlı badisiyle, kaymaktan omuzları ve boynu açığa çıkmıştı.

Saat, geceyi uyutalı çok olmuş; kendisi bile uykuya tahammülsüz bu gençleri bekliyordu. Kız odayı dolaşırken, çocuk da mutfakta kahve yaptı. Kızın ruhu ateşten kıpır kıpır, beli sarmaş oynaşa hazır; çocuk ise başarılı bir sevişmenin duacısıydı. Kız duvar kağıtlarının desenine hayranlıkla bakarken, kahveler geldi. Krem rengi fonun üzerine notaların döşendiği duvarlar. ritmin ahengini sunuyordu. Duvar pianosunun önünde durdu. Kapağını açıp, işaret parmağıyla kara-kısa diyezi yokladı, ama konuşturmadı. "Çalıyordum bir zamanlar ama babam ölünce uzun süre çalamadım." Babasının her akşam, sevdiği kadına nefes alan notaları nasıl mırıldandığı aklına geldi. Gözbebekleri karanlıkta kalmışçasına büyüdü. Çocuk ise bu hüzne el koyup, kızı kendine çevirdi ve yumuşacık öptü. "Bana bildiğin kadar çalar mısın? Seni piyanoda dinlemek istiyorum." Kız: "Çok değil..." Bitirmeden çocuk lafa girdi: "Bildiğin kadarını..." Kız tabureye ilişip, avuçlarındaki ritmi özgür bıraktı. Çocuk bu kadarını beklemiyordu. "Açıkçası etkilendim." dedi. "Tekniğin, temelin sağlam, hem de içkili kafaya rağmen..." İkisi de gülmeye başladı. Çocuk, kızın beline dokunan düz saçlarını okşadı ve dudaklarının hafifliğini kanıtlamak istercesine kızı usulce öptü. Buna karşılık da, kız ayağa kalktı ve tişörtünden tutup çocuğu balkona çekti.

Dolunayın mavi ışığı balkona hüzme hüzme akıyordu. Işık kızın da, çocuğun da gözlerinin içini, hatta daha da ötesinde gömülü kalmış tutkuları ortaya çıkarıyordu. İlerideki evlerin yalnızlık kokan, çiğ sarı ışıklarını seyrettiler. Işık, yetersiz kalıyor, İstanbul`un ayıplarını örtüyordu. Galata Kulesi`ne baktı çocuk, tek başına o kadar da etkileyici değildi. İstanbul`du onu büyüten, yücelten, göverten... Bir, tek başına nasıl büyür? Galata Kulesi`nin çökmüş suratına, gözaltı torbalarına, gece-gündüz sönmeyen kederine baktı. Koyu kahverengi masanın yanına iliştirilmiş sandalyeleri manzaraya çevirip oturdular. Öndeki binalar, boğazın serin akan suyunun görünmesine izin vermiyordu. Tek Galata vardı önlerinde. Ah! Yaşlı Galata...

Kız, kahvesini masaya bıraktı ve dürtülmüş bir kedi gibi sandalyeden zıpladı. "Hadi keman çal! Seni şimdi, burda dinlemek istiyorum." Çocuk ağız burun büktü önce; çünkü bu mavi ışıktan, manzaradan, bu ayazdan ayrılmak istemiyordu. Ağır adımlarla kemanını almak için içeriye girdi. Kızın sarhoşluğu, soğuğun yanağına attığı şaplaklarla etkisini yitirmişti. Kahve ayıltmış, ayaz diriltmişti. Üşüdüğünü fark etti, hızlı adımlarla içeriye astığı ceketini geçirdi üstüne ve gene balkona çıktı. Çocuk kemanın akorduna bakarken, kız da korkuluğa dayanmış yıldızları seyrediyordu. "Ah! Bir şey daha.." dedi çocuk ve içeriye daldı. Elinde küçüklü büyüklü, renk renk mumla geldi. Hepsini korkuluğun üstüne dizdi. Kızla çocuk arasında yanan titrek mumlar.. Şimdi her şey hazırdı. Kemanı boynuna dayayıp, çenesiyle öptü. Derin bir nefes aldı ve kemanı kuşatan iki el, marifetini ezgilerde gösterdi. Kız gözlerini kapatıp, kendini müziğin ritmine bıraktı. Coştuğu yerde hareketleri hızlandı ve gözlerini açıp çocuğa baktı. Çocuk da kendini kaptırmış, gözlerini kapatmıştı. Küçük devinimlerle elindeki yayı kemanın kalbine saplıyordu. Kız gülümseyerek yüzünü semaya çevirdi. Şehrin ışıkları, altın suyuna batırılmış yıldızları sankikara bir çarşafla örtmüştü. Bulanıktı yıldızlar: paslanmış, kokuşmuş gibi...

Kız korkuluktaki mumun birini, sonra diğerini, diğerini derken hepsini söndürdü. Çocuğun yanında durdu. Kemanın mütevazi sesi havada yankılanmıyordu artık. Evet, kız mumları bir üfleyişte söndürmüştü, nitekim çocuğu bir öpücükte alevlendirdi. Şimdi gece daha aydınlıktı. Dolunaya sığınıp öpüştüler, hem de ayazdan hiç yakınmadan...

Gökyüzünün alacakaranlığı, güneşin az sonra sahne alacağını bağırıyordu. Üstlerindeki battaniyeye ve birbirlerine sıkıca sarılmışlardı. Yorgunluk da vicutlarını sarmalamıştı. Kızın arada bir gözleri kapanıyordu, ama dudakları ufak bir tebessümü destekler gibiydi. Çocuksa ufku süzüyor ve ilerideki evlerin uyanışlarını bekliyordu. Sonra odaya geçtiler. Yatağın sahlep tadında, huzur veren yumuşaklığının yanında, kızın tarçın kokusu olmazsa olmazdı. Sımsıkı sevişmelerinden sonra, sarılıp uykuya teslim oldular. Ruhları uykuyu tattı. Müziğin ezgisi kulaklarından silinmedi, rüyalarına da girdi. Avucu, avcuna değdi. Sıktı... İkisi de... Bir, tek başına nasıl büyürdü?
intibaH isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Şu Anki Saat: 02:20 AM


Skin design and concept by Attitude

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0 ©2007, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328