Alt 01-22-2008, 02:50 PM   #1 (permalink)
 
intibaH - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Nerden: Odam :)
Yaş: 16
Mesajlar: 1.035
Tecrübe Puanı: 10
intibaH isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Standart Ali Ustadan Yasamlar

Ali Usta`dan Yaşamlar

İstanbul’da dört yaşında bir çocuk köye dönüş günlerini sayıyordu. Dayısının Eminönü semtine yakın 3 katlı ahşap evinde odadan odaya koşturuyor, hızını alamıyor üst kata, alt kata inip çıkıyordu. Deniz, evlerine yakındı ama pencereden görünmüyordu. Köye dönecekleri gün yaklaşıyordu ve bir gün deniz kıyısına gezintiye gittiler.
Sene 1944, İstanbul ekmek karneli, fakirlik günlerini yaşıyor, köye dönmekten başka çare yok…
Küçük Ali, 6 kardeşten erkeklerin en büyüğü idi. Dayısı babasını dört yıl önce köyden İstanbul’a çağırmıştı, hala işlevi devam eden bir meslek, bir iş vardı:Protez Sanatı. Kurtuluş Savaşı sonrası ülkede bir çok insan savaşta yaralanmış, sakat kalmıştı. Kolunu ve ayağını kaybedenlerden hala tedavisi devam eden vatandaş çoktu. Ordunun görevlendirdiği az sayıdaki Alman protez uzmanı, yoğun bir şekilde bu insanlara protez hizmeti veriyordu. Alman uzmanların yanında Türk askerleri de görev yapıp bu mesleği öğreniyorlardı.
Küçük Ali’nin dayısı da bu mesleği öğrenmiş kendisine İstanbul’da bir işyeri açmıştı. 1939 yılında Divanyolu semtindeki işyerine Ali’nin babasını çağırdı. Ülkede bu konuda yapılacak çok iş vardı daha. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra aradan uzun yıllar geçmesine rağmen bedeninde bir eksiği olan insanlar çoktu. Bu insanlar için fedakarlık yapmak gerekiyordu..
Babası İstanbul’da dayısının yanında çalışırken protez mesleğini öğrenmişti. O günlerdeki kıtlıktan, şehirde yaşamanın zorluklarından İstanbul’dan köye dönmek zorundaydılar. Köyde çiftçilik yaparak yaşamlarını sürdüreceklerdi.
Köye döndükleri günlerde bir gün, yaşadıkları Demireli Köyü’ne yakın, ilçede bir mahalledeki 18 yaşındaki bir genç, kesik ayağının bunalımıyla caminin tepesinden aşağı atlayıp intihar etmek istedi. Yanına gelen kişiler kendisine Demireli Köyü’ndeki protezciden söz edip, onu intihardan vazgeçirdiler.
Babası, mesleği öğrenmişti ama bu mesleği yapabilmesi için elinde hiçbir araç gereç yoktu; hemen çare aramaya başlandı. O günlerde ölmüş bir bıçakçının atölyesindeki malzemeler satın alındı. İlk işi için peşin para istedi, malzemeleri tamamlaması gerekiyordu. Küçük bir işyerinde günlerce sürecek olan ilk çalışmasına başladı.
Gence yaptığı protezde; ilk işinde başarılı olması onda manevi bir güç yarattı. Bu güçle mesleğine köyünde devam etmeye başladı.
Ali, babası vefat edince, bu mesleği üstün yeteneğiyle tek başına yapmaya başladı.
Tahta protez sanatı yaratıcılık ve zeka gerektiriyordu. Sadece marangozluk yeteneği yetmiyordu, çelik uzantılar kısmı için tesviye bilgisi, kalın deri ile uğraşılacak kısmı için saraç bilgisi gerekli idi.
Bacak protezindeki tesviye çok zor bir iştir; eklemlerin bağlarının, sinirlerin ve kasların yerlerini bilmek kadar zor bir şeydir.
Ali, ayak kısmını tahtadan oydu; cila ile parlattı, topuk kısmında yaylı bir boşluk bıraktı. Ayak parmakları kısmına bir oynaklık verdi ve bu şekilde protezi tamamlamaya başladı…

Yakın çevreden ve Türkiye’nin her yerinden insanlar köyündeki işyerine geliyor, Ali Usta onlara yeni yaşamlar veriyordu. Hasta müşterilerinin kırılganlıklarının bitmesi, umutlarının artması Ali’yi sevindiriyor, mutlu ediyordu. Bu mutluluk kendi yaşamına da yansıdı, yaşam enerjisi hiç bitmedi. Yüksek, kendine güvenen sesiyle şen şakrak, umut dolu konuşmalarını sürdürdü; bedeni hep dinamik kaldı. Mücadeleci bir sporcuydu sanki, başkalarına protez ayaklar yapması onun ayaklarına büyük bir enerji katmıştı ki bu yüzden yaşıtlarına göre bacakları daha dinamik ve hızlıydı. Hayata karşı bu sağlıklı duruşu, günümüze kadar; 70 yaşına kadar sürdü…
Köyünden ayrılmayışının mütevaziliği ile; teknolojinin ve plastik sanayinin günümüzde ilerleyişinden dolayı mesleğindeki işinin azalmışlığına isyan etmeden, hala mutlu yaşıyor köyünde.
Ülkenin her yerinden hastası olmuştu; bugün üstün zekasıyla her birini hatırlamaktadır.
Mesleğinden dolayı hayatı huzur doluydu. İşyerinde önündeki bir yığın kargaşayı aralayıp, kenara sürdüğünde; yaptığı protez bacakları ortaya çıkardığında, o küçük dükkanda, o kargaşanın içinde, kuvvetli ve güvenli sesi ile iyiliğe hazır bir melek gibi görünmektedir.
Açılan bu orta yerde bu mutlu insanın önünde yaşam bulmuş tüm insanlar yere basan takırtılı ayaklarıyla neşeyle dans ediyor gibiydi.

Herkes sağlıklı olmak ister. Sağlık tüm definelerin anahtarıdır. Sağlıklı beden tüm çözümlerin başlangıcıdır. İnsan, protez bir bacağa bakarken kaderin ne kadar esnek bir şey olduğunu görüyordu.
Bekleyen bir müşteri protezin yapımını izlerken, kalınca derinin kesilmesi sırasındaki duyguları; cerrahın bedeninin bir parçasını kesmesindeki umutsuzluktan çok uzaktır. Bir müddet sonra kendine yepyeni bir hayatın kapılarını açacak bu elleri sonsuz bir minnetle öpmek istiyordu.
Protez ayak yaptığı bir çiftçi yıllarca tarlada işlerini devam ettiriyordu, yine bir kasap yıllardır mesleğini sürdürüyordu proteziyle.
Milaslı bir adam gelmiş, ölçüleri alındıktan sonra, tam 16 gün, içinde sadece bir kanepenin olduğu odada protez bacağının bitmesini sabırla beklemiş, sonra onu takıp yaşadığı yere gitmiş.
Yedi yaşındaki küçük kızı hatırlayınca gözleri hala yaşarıyor mutluluktan: Küçük kız kesik bacağına protezi takınca mutluluğu giderek çoğalıp odada hızlı adımlarla dolaşmaya başlamış, “Ben artık bu bacaklarla arkadaşlarımla sek sek de oynayacağım” deyip etrafa gülücükler dağıtmıştı. İşte o anda Ali Ustanın gözü ne parayı ne de başka bir şeyi görmüştü. Küçük kızın gözünün önünde sek sek oynarkenki mutluluğu her şeye bedeldi…
Her müşteri iş bitince, müşterisi, kendini savaş alanından yaşama sürükleyip kaçmak ister gibi protezini takıp oradan uzaklaşır.
Günümüzde plastik teknolojisinin yaygınlaşmasıyla birlikte onun dükkanı da köyün her türlü tamir ihtiyacı için uğrak bir yer oldu.
Bu küçük işyerine kimselerin girmek istemediğini sanmamıza rağmen, köyden evindeki küçük arızaları gidermek amacıyla ve Ali Ustanın hoş muhabbetini dinlemek geliyorlar.
Bugün, yaşamaya çok hevesli bu insan, daha nice yüreklere su serpmek için dükkanında hazır bekliyor…
intibaH isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Şu Anki Saat: 10:25 PM


Skin design and concept by Attitude

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0 ©2007, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328