![]() |
|
|||||||
| Yasamdan Hikayeler Yaşamdan hikaye örnekleri... Hayatın içinden. |
| Tags: ali, ali usta, ali ustadan yasamlar, hikayeler, usta, yasamdan hikayeler, yasamlar, yasanmis |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
![]() Üyelik tarihi: Jan 2008
Nerden: Odam :)
Yaş: 16
Mesajlar: 1.035
Tecrübe Puanı: 10 ![]() |
Ali Usta`dan Yaşamlar
İstanbul’da dört yaşında bir çocuk köye dönüş günlerini sayıyordu. Dayısının Eminönü semtine yakın 3 katlı ahşap evinde odadan odaya koşturuyor, hızını alamıyor üst kata, alt kata inip çıkıyordu. Deniz, evlerine yakındı ama pencereden görünmüyordu. Köye dönecekleri gün yaklaşıyordu ve bir gün deniz kıyısına gezintiye gittiler. Sene 1944, İstanbul ekmek karneli, fakirlik günlerini yaşıyor, köye dönmekten başka çare yok… Küçük Ali, 6 kardeşten erkeklerin en büyüğü idi. Dayısı babasını dört yıl önce köyden İstanbul’a çağırmıştı, hala işlevi devam eden bir meslek, bir iş vardı:Protez Sanatı. Kurtuluş Savaşı sonrası ülkede bir çok insan savaşta yaralanmış, sakat kalmıştı. Kolunu ve ayağını kaybedenlerden hala tedavisi devam eden vatandaş çoktu. Ordunun görevlendirdiği az sayıdaki Alman protez uzmanı, yoğun bir şekilde bu insanlara protez hizmeti veriyordu. Alman uzmanların yanında Türk askerleri de görev yapıp bu mesleği öğreniyorlardı. Küçük Ali’nin dayısı da bu mesleği öğrenmiş kendisine İstanbul’da bir işyeri açmıştı. 1939 yılında Divanyolu semtindeki işyerine Ali’nin babasını çağırdı. Ülkede bu konuda yapılacak çok iş vardı daha. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra aradan uzun yıllar geçmesine rağmen bedeninde bir eksiği olan insanlar çoktu. Bu insanlar için fedakarlık yapmak gerekiyordu.. Babası İstanbul’da dayısının yanında çalışırken protez mesleğini öğrenmişti. O günlerdeki kıtlıktan, şehirde yaşamanın zorluklarından İstanbul’dan köye dönmek zorundaydılar. Köyde çiftçilik yaparak yaşamlarını sürdüreceklerdi. Köye döndükleri günlerde bir gün, yaşadıkları Demireli Köyü’ne yakın, ilçede bir mahalledeki 18 yaşındaki bir genç, kesik ayağının bunalımıyla caminin tepesinden aşağı atlayıp intihar etmek istedi. Yanına gelen kişiler kendisine Demireli Köyü’ndeki protezciden söz edip, onu intihardan vazgeçirdiler. Babası, mesleği öğrenmişti ama bu mesleği yapabilmesi için elinde hiçbir araç gereç yoktu; hemen çare aramaya başlandı. O günlerde ölmüş bir bıçakçının atölyesindeki malzemeler satın alındı. İlk işi için peşin para istedi, malzemeleri tamamlaması gerekiyordu. Küçük bir işyerinde günlerce sürecek olan ilk çalışmasına başladı. Gence yaptığı protezde; ilk işinde başarılı olması onda manevi bir güç yarattı. Bu güçle mesleğine köyünde devam etmeye başladı. Ali, babası vefat edince, bu mesleği üstün yeteneğiyle tek başına yapmaya başladı. Tahta protez sanatı yaratıcılık ve zeka gerektiriyordu. Sadece marangozluk yeteneği yetmiyordu, çelik uzantılar kısmı için tesviye bilgisi, kalın deri ile uğraşılacak kısmı için saraç bilgisi gerekli idi. Bacak protezindeki tesviye çok zor bir iştir; eklemlerin bağlarının, sinirlerin ve kasların yerlerini bilmek kadar zor bir şeydir. Ali, ayak kısmını tahtadan oydu; cila ile parlattı, topuk kısmında yaylı bir boşluk bıraktı. Ayak parmakları kısmına bir oynaklık verdi ve bu şekilde protezi tamamlamaya başladı… Yakın çevreden ve Türkiye’nin her yerinden insanlar köyündeki işyerine geliyor, Ali Usta onlara yeni yaşamlar veriyordu. Hasta müşterilerinin kırılganlıklarının bitmesi, umutlarının artması Ali’yi sevindiriyor, mutlu ediyordu. Bu mutluluk kendi yaşamına da yansıdı, yaşam enerjisi hiç bitmedi. Yüksek, kendine güvenen sesiyle şen şakrak, umut dolu konuşmalarını sürdürdü; bedeni hep dinamik kaldı. Mücadeleci bir sporcuydu sanki, başkalarına protez ayaklar yapması onun ayaklarına büyük bir enerji katmıştı ki bu yüzden yaşıtlarına göre bacakları daha dinamik ve hızlıydı. Hayata karşı bu sağlıklı duruşu, günümüze kadar; 70 yaşına kadar sürdü… Köyünden ayrılmayışının mütevaziliği ile; teknolojinin ve plastik sanayinin günümüzde ilerleyişinden dolayı mesleğindeki işinin azalmışlığına isyan etmeden, hala mutlu yaşıyor köyünde. Ülkenin her yerinden hastası olmuştu; bugün üstün zekasıyla her birini hatırlamaktadır. Mesleğinden dolayı hayatı huzur doluydu. İşyerinde önündeki bir yığın kargaşayı aralayıp, kenara sürdüğünde; yaptığı protez bacakları ortaya çıkardığında, o küçük dükkanda, o kargaşanın içinde, kuvvetli ve güvenli sesi ile iyiliğe hazır bir melek gibi görünmektedir. Açılan bu orta yerde bu mutlu insanın önünde yaşam bulmuş tüm insanlar yere basan takırtılı ayaklarıyla neşeyle dans ediyor gibiydi. Herkes sağlıklı olmak ister. Sağlık tüm definelerin anahtarıdır. Sağlıklı beden tüm çözümlerin başlangıcıdır. İnsan, protez bir bacağa bakarken kaderin ne kadar esnek bir şey olduğunu görüyordu. Bekleyen bir müşteri protezin yapımını izlerken, kalınca derinin kesilmesi sırasındaki duyguları; cerrahın bedeninin bir parçasını kesmesindeki umutsuzluktan çok uzaktır. Bir müddet sonra kendine yepyeni bir hayatın kapılarını açacak bu elleri sonsuz bir minnetle öpmek istiyordu. Protez ayak yaptığı bir çiftçi yıllarca tarlada işlerini devam ettiriyordu, yine bir kasap yıllardır mesleğini sürdürüyordu proteziyle. Milaslı bir adam gelmiş, ölçüleri alındıktan sonra, tam 16 gün, içinde sadece bir kanepenin olduğu odada protez bacağının bitmesini sabırla beklemiş, sonra onu takıp yaşadığı yere gitmiş. Yedi yaşındaki küçük kızı hatırlayınca gözleri hala yaşarıyor mutluluktan: Küçük kız kesik bacağına protezi takınca mutluluğu giderek çoğalıp odada hızlı adımlarla dolaşmaya başlamış, “Ben artık bu bacaklarla arkadaşlarımla sek sek de oynayacağım” deyip etrafa gülücükler dağıtmıştı. İşte o anda Ali Ustanın gözü ne parayı ne de başka bir şeyi görmüştü. Küçük kızın gözünün önünde sek sek oynarkenki mutluluğu her şeye bedeldi… Her müşteri iş bitince, müşterisi, kendini savaş alanından yaşama sürükleyip kaçmak ister gibi protezini takıp oradan uzaklaşır. Günümüzde plastik teknolojisinin yaygınlaşmasıyla birlikte onun dükkanı da köyün her türlü tamir ihtiyacı için uğrak bir yer oldu. Bu küçük işyerine kimselerin girmek istemediğini sanmamıza rağmen, köyden evindeki küçük arızaları gidermek amacıyla ve Ali Ustanın hoş muhabbetini dinlemek geliyorlar. Bugün, yaşamaya çok hevesli bu insan, daha nice yüreklere su serpmek için dükkanında hazır bekliyor… |
|
|
|