![]() |
|
|||||||
| Yasamdan Hikayeler Yaşamdan hikaye örnekleri... Hayatın içinden. |
| Tags: banka, banka mufettisi, denetimci, gercek hikaye, hikaye, hikayeler, kontrol, mufettis, mufettisler, oyku, oykuler, yasam, yasamdan, yasamdan hikayeler, yasanmis |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
![]() Üyelik tarihi: Jan 2008
Nerden: Odam :)
Yaş: 16
Mesajlar: 1.035
Tecrübe Puanı: 10 ![]() |
Müfettiş
Maliye müfettişiydi. Tahıl dışalımlarına ilişkin dökümanlardaki yanlışlıkları fark edip Maliye Bakanlığına bildirmişti. Rüşvet aldığı anlaşılan polis müfettişi tutuklanmış, bu haber onun ününün hızla yayılmasını sağlamıştı. Başbakan kendisini olağanüstü bir görüşme için yanına çağırdı. Maliye Bakanlığındaki işlemlerde yabancı firma aracılarına verilen rüşvetler yüzünden milyonlarca dolar zarar edildiğini söyledi. Bu olayı araştırması için özel olarak görevlendirdi. Müfettiş uzun süren araştırmalarında birçok üst düzey Maliye Bakanlığı çalışanının İsviçre’de özel bir bankada hesabı olduğunu tespit etti. Hemen ertesi günü için uçak bileti ayırttı. Kendisini İsviçre’nin başkenti Bern’e götürecek uçağa bindi. Bern’de sıradan bir otele yerleşti. Elindeki çantayı odadaki şifreli kasaya yerleştirdi. Tekrar tekrar kasayı kontrol etti ve sonra uyudu. Kalktıktan sonra bankayı aradı ve öğleden sonra saat iki için randevu aldı. Müfettişi banka müdürünün asistanı karşıladı. Sözleştikleri saatten on dakika kadar önce gelmesi banka müdürünü şaşırtmıştı. ‘Bir Türk için pek alışılmadık bir durum bu’ diye düşündü içinden müdür. Müfettişe müdürün odasına kadar eşlik eden banka asistanı odadan çıktı. Sekreter müdürün önceden istediği belli olan kahveleri masaya bırakıp nazikçe kapıyı kapadı. Müfettiş elindeki çantayı ayaklarının dibine bıraktı. Çantadan ayrılmak onu huzursuz etmiş gibiydi. Resmi tanışma cümlelerinden sonra müfettiş söze başladı. “Aslında sizi ziyaretimin nedeni sandığınızdan çok daha farklı. Başbakanımız ülkemizden kimlerin bankanızda hesabı olduğunu öğrenmem için buraya gönderdi.” “Üzgünüm ama bunu söyleyemem.” “Size daha ayrıntılı anlatabilirim. Buraya hükümetin bana verdiği tam yetki ile geliyorum.” Müfettiş bunları söyledikten sonra çantasından başbakanın yazmış olduğu mektubu çıkardı ve banka müdürüne uzattı. Banka müdürü şöyle bir öksürüp boğazını temizledikten sonra konuştu: “Çok üzgünüm ama bu belgenin ülkemiz sınırları içerisinde hiçbir değeri yok.” Boğazını tekrar temizledikten sonra konuşmasına devam etti: “Sakın yanlış anlamayın, size inanıyorum fakat bu, müşterilerimizin bize duydukları güveni bozmamızı gerektirmiyor. Onların izni olmadan size isimlerini veremem. Gerçekten özür dilerim.” Banka müdürü konuşmanın bittiğini ima edercesine ayağa kalktı. Müfettiş o kadar kolay pes edecek gibi durmuyordu. “Fakat bu ziyaretim aynı zamanda gelecekte Türkiye ve İsviçre arasında doğacak ilişkileri de etkiler. Sanırım bunun siz de farkındasınızdır.” “Anlıyorum sayın müfettiş ama müşterilerimizin bize olan güvenini sarsamayız.” “O zaman bayım, Bern’deki elçimizle temasa geçip kendisinin bu olayı derhal İsviçre Dış İlişkiler Ofisi’ne bildirmesini isteyeceğim. Bunu önleyebilmenizin tek yolu sizde hesabı olan Türklerin listesini vermenizdir.” “İstediğinizi yapabilirsiniz sayın müfettiş ama başbakanımız elçinize düşüncelerime katıldığını ve bankalarımızın güvenilirliğini sarsmaması açısından bu tür bilgileri dışarıya vermeye yetkili olmadığımı resmi dille açıklayacaktır.” Müfettiş tüm kozlarını oynamıştı ama banka müdürü hiç de ona istediklerini verecek gibi durmuyordu. Müfettiş biraz daha zorlasam mı diye düşünürken müdür de sıkıntıdan masadaki dolma kalemlerle önündeki boş kağıdı karalamaya başlamıştı. Müdür artık bu konuşmadan sıkıldığını söyleyecekti ki müfettiş yanında getirdiği çantayı masanın üzerine koydu ve açtı. Müdür göz ucuyla çantaya baktı. İşinin ona kazandırdığı bir hızla paraları saydı, ‘iki milyon dolar kadar’ diye içinden geçirdi. Müfettişin yüzünde yıllardır kayıp olan bir eşyasını bulan birinin mutluluğu vardı. “Söyler misiniz, bankanızda hesap açtırabilir miyim acaba?” |
|
|
|