Alt 01-22-2008, 06:10 PM   #1 (permalink)
 
intibaH - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Nerden: Odam :)
Yaş: 16
Mesajlar: 1.035
Tecrübe Puanı: 10
intibaH isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Standart Be Hey Cahil Balik

Be Hey Cahil Balık!


İstanbul’un trafiğini bilirsiniz, hele sabah saatlerinde Boğaz Köprüsü’nden geçebilmek için adeta santim santim yol alırsınız. İşte böyle bir gündü ve Eyüp’e gitmek üzere yola çıkmıştım. Trafiğin yoğunluğundan gözüm korkmuştu ve aracımı Üsküdar sahiline doğru çevirmiştim. Hem işim acele değil, birkaç saat sonra gitsem de olur, diye düşünmüş, hem de İstanbul’un o seyrine doyum olmayan muhteşem siluetini izler, hava alırım demiştim.
Sahilde balık tutanlar vardı. İçlerinden birini izlemeye koyulmuştum. Genç adam oltayı savuruyor, yavaş yavaş çekiyor, olta da sanki eliyle koymuş gibi balıkları bulup getiriyor ve bu adamın eline veriyordu. Biraz daha dikkat ettim, oltaya hiç yem takmadığını gördüm. Ama yine de olta, balıkları tutmam, demiyordu. 4er, 5er balıklar gelmeye devam edince, dayanamadım sordum.
-Maşaallah bereketli galiba?
-Eh fena değil.
-Yalnız merak ettiğim bir şeyi sormak istiyorum.
-Buyurun.
-Siz oltaya yem falan takmıyorsunuz. Bu balıklar nasıl böyle yakalanıyorlar?
-Bakın iğnelerin ucuna bağlanmış ipler var, işte şu renkli ipler. Ben oltayı ağır ağır çekerken bu ipler de hareket ettiği için, balıklar bunları küçük balık falan zannediyorlar, yemek için saldırdıkları zamanda iğneye takılıyorlar.
-Haa! Demek öyle, teşekkür ederim, deyip sahilde biraz da düşünceli yürümeye başlamıştım. Balıkçılar balık avlamaya devam ededursunlar, ben o balıkların halini insanlara benzetmiş “yazık, çok yazık!” diye hayıflanıyordum.
Be hey cahil balık!.. Koca denizi bırak, bir kovanın içine kendini hapset, hem de bir hiç evet bir hiç uğruna.
Ve insan; ebedî bir hayatı bırakıp üç günlük dünya hayatına aşık olup, o ebedî hayatı kaybederse hem de dünyanın geçici menfaatleri için, yani bir hiç uğruna.. o balıklardan ne farkı kalır?
Öyle bir değişim, öyle bir inkılap olacak ve biz öyle bir âleme seyr ü sefer edeceğiz ki; bir dünya değil, bin tane dünya olsa ve her biri bomba olup patlasalar, bizi bekleyen ölüm, ölüm sonrası hayat, yeniden diriliş ve ebedî hayat yanında bir zerre kadar bile acayip olamazlar.
Dünyadaki bütün mutlulukları toplayın ama bütün mutlulukları. Çok şey değil, ebedî mutluluk yanında, hatta “hiçbir şey” bile denilse yanlış olmaz. Yanıp sönen geçici bir şimşek ile daimî ışık veren güneşin birbirine kıyası gibi.
Biz ne kadar gözümüzü kapasak da, kulağımızı tıkasak da, adını dilimize almasak da, gündemimizden dışarı çıkarıp atsak da “ölüm” diye bir gerçek var. Ve aşık olduğumuz dünya bir gün bize “Haydi, dışarı" diyecek, feryadımızdan kulağını kapayacak. O bizi dışarı kovmadan, biz şimdiden onun aşkından vazgeçmeliyiz. O bizi terk etmeden, kalben onu terke çalışmalıyız.
Kalp penceresi ukba boyutlu olursa hataların başı olan dünya muhabbeti insanın başını döndüremez. Eğer âhiret yolcusu olduğumuz şuuruyla yaşarsak; dünyanın yalancı ışıkları, sahte tebessümleri bizi, cam parçalarını alıp elmasları veren divane sarrafın durumuna düşüremez.
Mahşer gününde ebedî konumumuz belirlendiğinde ya saadet sarayları ya da zindanlar bahtımıza düşecek. Eğer insan dünya için âhireti kaybederse, ebedî cezaya mahkum olursa hali ne olacak? Şimdi, dünya kadar bir yer olduğunu düşünün ve o yer nohut taneleriyle dolu olsun. Senede yalnız bir defa oraya bir kuş gelip bir tane nohut tanesi aldığını farz edin. Bu nohut taneleri ne zaman biter? Bu nohut tanelerinin biteceğine dair ümit olur mu? Evet ümit var, var amma…
İşte ebedî cezaya mahkum olan kişinin bu kadarcık bile kurtulma ümidi olmayacak.
Şimdi siz söyleyin “Yazık, gerçekten çok yazık!” değil mi? Ve bu “yazık!” ne uğruna? Bir damla hem de serap olan bir damla uğruna değil mi? Dünyanın fena ve fani zevkleri, ihtirasları uğruna, yani bir hiç uğruna değil mi?
Siz diyeceğinizi deyin ama ben sözü Muhammed İkbal’e bırakayım o konuşsun:
“Bir akşam güneşi gibi bu fani dünyayı terkeden insan; bitmeyen bir sabah güneşi gibi, ebediyyet ufuklarında doğar.”
intibaH isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Şu Anki Saat: 02:40 AM


Skin design and concept by Attitude

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0 ©2007, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328